Kafamın kaldırabildiği ölçüde değişik tarzları dinlemeyi severim. “Varsa yoksa heavy ya da thrash metal!” demem. Son günlerde biraz eskilere ve değişik tarzlara döneyim dedim. Pavorottilerden Alessandro Safinalara, Sarah Brightmanlardan, Chris Rea, Phil Collinslere kadar çok çeşitli; saygı, sevgi, şükran duyduğum kişilerin müziklerini dinliyorum. Rahatlatıyor kesinlikle. Yaz ayları süresince gittiğimiz onca konser ve festivalden sonra arınmak gibi birşey oldu benim için… Bazen gürültülerin üstüme yapıştığını hissettiğimde kaçış noktalarım bu kişiler oluyor işte. Tavsiye ederim…
P.S “Ne biçim metalcisin sen” diyenleri duyar gibiyim
ne biçim metalcisin sen?
ne biçim-siz metalcisin sen!:D